Bozova’da 14 Kasım 2025’te yaşanan olay, 15 yaşındaki Muhammet Kendirci’nin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Marangoz atölyesinde çalışan Muhammet’in, iddianameye göre iş yerinde yere düşmesinin ardından sanık Habip Aksoy tarafından üzerine çıkılarak hava kompresörünün hortumunun vücuduna yaklaştırıldığı belirtildi. Muhammet’in olayın ardından rahatsızlandığı, hastaneye kaldırıldığı ve Şanlıurfa’daki hastanelerde süren tedavisine rağmen 19 Kasım 2025’te yaşamını yitirdiği kayıtlara geçti.
Olayın ardından yürütülen soruşturmada önemli bir aşama daha geride kaldı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık Habip Aksoy hakkında “çocuğa karşı olası kastla öldürme” suçundan müebbet hapis cezası istendi. İddianamede kullanılan kompresörün 12 bar basınç gücünde olduğu ve yakın mesafeden kullanımının insan vücuduna zarar verebileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.
Davanın başka ile nakli gündemde
Dosyada bir başka dikkat çeken gelişme ise yargılamanın nerede yapılacağı konusunda yaşandı.
Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesi, olayın kamuoyunda geniş yankı bulduğunu ve Bozova’da protesto yürüyüşleri düzenlendiğini belirterek, yargılamanın huzur ve güven içerisinde yürütülebilmesi amacıyla davanın başka bir ile nakledilmesi için Adalet Bakanlığı’na talepte bulundu. Talebin kabul edilmemesi halinde ilk duruşmanın 23 Eylül 2026’da görülmesi bekleniyor.
Aileden yeni açıklama: “12 barlık bir ölüm makinesiyle evladımızı katlettiler”
Muhammet Kendirci’nin ailesi ise son açıklamasında olayın “şaka” ya da basit bir kaza olarak değerlendirilmesine kesinlikle karşı olduklarını bildirdi.
Aile, açıklamasında Muhammet’in henüz 15 yaşında olduğunu vurgulayarak, “12 barlık bir ölüm makinesiyle evladımızı katlettiler” ifadelerini kullandı.
Muhammet’in maruz kaldığı eylemin sonuçlarının öngörülebilir olduğunu savunan aile, olayın hukuki nitelendirmesinin de kendileri açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Açıklamada, “Olası kast değil, bu bir katliam” denilerek, soruşturmanın ilk aşamasında “doğrudan kast” şeklinde değerlendirilen dosyanın daha sonra neden “olası kast” kapsamına alındığının sorgulanması istendi.
Aile ayrıca Muhammet’in yarım kalan hayallerinin kendileri için en büyük acı olduğunu belirterek, davayı yalnızca çocuklarının hakkını aramak olarak görmediklerini ifade etti.
“Muhammet için, tüm çocuklar için sessiz kalmayın”
Aile, yayımladığı açıklamanın sonunda kamuoyuna da çağrıda bulundu.
Muhammet’in ölümünün başka çocukların benzer olaylarla karşı karşıya kalmaması açısından bir uyarı olması gerektiğini belirten aile, “Sesimize ses olun, bu çığlığa ortak olun” mesajını verdi.
Açıklamada ayrıca, “Adalet yerini bulana kadar durmayacağız, susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz” denildi.
Muhammet Kendirci’nin ölümüne ilişkin davada yargı sürecinin önümüzdeki dönemde başlaması bekleniyor.